

.JPG)
.JPG)

.JPG)


.JPG)

Öncelikle bu faaliyet için Dedegöl bölgesi hakkında verdikleri bilgilerden dolayı, Mustafa Kalaycı ve Abdullah Benna Sarın’a teşekkür ederiz. 17/08/2012 tarihinde Ankaradan Burdura yola çıktık, yolculuk 6,5 saat sürdü. (Burdura gitmemizin sebebi Bayram dolayısı ile Ispartaya bilet bulamamızdandır.) Burdura indiğimiz sabah ıspartaya oradadanda Dursun Amcalara geçtik. Tabi bu arada da Isparta köy garajından Yenişar Bademli arabasına biletimizi almıştık. Arabanın hareket saati 17.00 di. Dursun amcaları ziyaret, orada muhabbet derken son hazırlıklar.. Dursun amca sağ olsun bizi Isparta köy garajına bıraktı. Oradan vali çeşmesi 1 saat 45 dakika sürüyor. Arabanında geçtiği yerler ayrı bir güzel.Vali çeşmesinde indikten sonra Çeşmenin olduğu alanın yanından stabilize bir yol gidiyor ormanın içine doğru, o yoldan devam ettik 20 dakikalık bir yürüyüşten sonra kamp yerine vardık. Kamp yeri ormanın içinde bir boşluk/kellik, etrafı ağaçlarla çevrili. Tam ortasında da çeşme var ama bizim gittiğimizde akmıyordu. Biz suyu kamp yerinin içinden gecen yolu geldiğimiz yönün zıttına doğru takip ederek Yörüklerin çadırlarının yakınında olan çeşmeden temin ettik. Yol yorgunluğu kamp kurulması derken hava karardı, ben aşağıya su almaya gittim. Yörükler bana seslendi sonradan adının “Mehmet” olduğunu öğreneceğim amca, -Gelin Lokma çektik sıcakkana yeyin! Diye bağırdı. Bende yukarıda milletin su beklediğini hatırlayarak. –Sağolun daha sonra geliriz ziyaretinize diyerek yukarı devam ettim. Fakat arkamdan ufaklıkla poşetin içinde yolladılar yine de Lokmayı. Çok iyi insanlar gerçekten.. Kamp yerine vardığımda elimdeki Lokmaları gören kızlar kamp yerinde bayram havası estirdi :) Lokmayı yedik, çayı içtik, uyuduk. Sabahki tırmanışı düşünerek. Bu arada Kamp yerinin olduğu yer tam bir boğazın ortasında Beyşehir Gölü ile Eğridir Gölünün arasındaki yüksek vadi. Bu yüzden çok rüzgar uğultusu oluyor geceleri. Sabah 7.30 gibi uyandık hazırlanmamız 9.00 u buldu. Aşağı inip Dedegül’e Kuzeyinden yaklaştık. Bu arada Klasik rotası doğal olarak kuzeyinde, zaman zaman patika kuzeydoğuya doğru kayıyor. Eve geldikten sonra Google Earth ten baktım, kamp yeri ile zirve arasındaki irtifa farkı yaklaşık 1200 m.Saat 13.00 civarı zirveye vardık. Mola, abur cubur, zirve defterini okuma faslı, bayram dolayısı ile akrabaları arama falan derken saat 2 yi geçti. Yine de çok zamanımız vardı. Güneş 7.30 da ancak batıyordu. Zirvenin arka tarafına(güneye) doğru uzanan geniş bir sırt hattı gördük. Zamanımızı o taraflara doğru yürüyerek (diğer bölgeleri de görme isteği ile) geçirmeye karar verdik. Resmen Aladağların Küçüğü bu Dedegöller.. Kaya yapısı falan çok benziyor, akşam olunca kızıl olması da cabası… Dedegül ‘ün bir arkasındaki vadinin geldiğimiz yöne yani kuzeye bakan yüzünde tam 7 tane duvar var. Buzullar da tabi ki diplerinde. Karagöl diye bir göl var dibi yok diyorlar göl için :) Dipsiz aklıma geldi hemen.. Herşeyiyle Dedegöller çok güzel. Mevlüt’ü çok kıskandım memleketi benimkinden güzel diye…
Bu arada Vali Çesmesinin önünde yazan yazıyı da sizlerle paylaşmak istedim:
İster genç ol, ister yüz yaşında
Dur, dur da eğleş biraz, ey insan
Şu "VALI CESMESI"nin başında
Çal yüzüne avuç avuç, iç kana kana
Varıp gitme susuz ölenleri anmadan
Yakışan budur, senin gibi bir insana..
A.T