18 Eylül 2012 Salı

İp kardeşliği...

Bana partnerliğin manasını ve ipin temsil ettiği değerleri öğreten bir adamla karşılaştım.Bundan önce daima bencilce düşünür ve bunun için alçalırdım da. Scott Backes bana bencilliğin, partnerliğin antitezi olduğunu gösterdi. Bütünün parçalarından daha büyük hale gelmesi için, kişisinin 'ben'liğinden vazgeçip, 'biz'in ateşini körüklemesi gerektiğini öğretti. Birbirimizin en mahrem korkularını ve zayıflıklarını, aşklarını ve güçlerini ve kırılganlığımızı kabul ettiğimizde, kendimizi yücelttik. Birbirimize, terk edilmeyeceğimizi bilerek ve ipe sadece kendimizi kurtarmak için saygısızlık etmeyeceğimizi bilerek tamamen güvendik. 

Partnerliğimiz bizi birleştirip, aynı kardeşlikle bağlanmış tırmanıcılara yaklaştırırken, bizimle aynı düzlemde yer almayan tırmanıcılardan da ayırdı. Biz kardeşler sıkıntıları paylaşmış ve partnerliğimizin gücüyle üstesinden gelmiş olarak, sadece kendi aramızda konuşabildik. Bu kopuş kibir gibi algılanabilir fakat kaynağında kibirden, küstahlıktan çok uzaktır. Bir keresinde fark ettim ki başarı sadece dağın zirvesine ulaşmakta değil, aynı zamanda arkadaşımın omuzları üzerinde ulaşmaktır. Bunu hissettim ve kalbime yerleştirdim. Kardeşlik, inananlar katıldıkça ve idealleri için öldükçe büyüdü. Ve hala dinç, ayakta kaldık. 


*Bu yazı Mark Twight'in Kapıdaki Barbarlar(Barbarians at the gate) yazısından alıntıdır.

Yazının tamamı için: http://www.takoz.org/page.aspx?id=21&makid=4

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder