29 Aralık 2012 Cumartesi

Dağ mı yoğsa dersler mi?

Arkadaş ben bunu anlayamıyorum. Çok fazla daga giden bir insan değilim (keşke olabilsem) ama dersleri bi turlu toparlayamıyorum. Ya bide oyle bi zamana denk geliyo ki daga gittiğim zaman derslerin resmen amına koyuluyor. Bu dagcılık öğrenci işi değil herhal. Harbi parası bol vakti bol burjuva işi amk. Colin Haley le Rolando Garibotti torre traversini yapmadan önce şöyle bir diyalog yaşamış.
-rolando: hacı hava uygun, karda iyi gidelim mi?
-colin: abi aynen ama bnim cok önemli bir dersim var.
(bebe bu arada stanfordlı)
-hacı tum dunyanın yapılamaz dediği tırmanıs mı yoksa sikik bi ders mi?
-abi amk dersin ya, hadi at sekizliyi..
Örnekte görüldüğü gibi bu çaptaki büyük alpinistlerin bile hayatında bu tarz bi durum var. (tabi aramızda büyük bir fark var, colin in zamanı yok ama parası çok amk) Neyse abi ben çözemedim bu durumu.. Hep bir seyleri ezip geçerek gidiyoruz dağlara. Bazen dersleri, bazen kendimizi, bazen fukaralığımızı.. Borçlar falan filan derken hep bir yerlerden fire veriyorum. Diyorum ilerde bir gün bu günlerime dönüp bakacak mıyım, yoksa hep dersler, başı bozukluk, itlik, kopukluk mu :) Hayırlı cumalar. İyi tırmanışar.

Kısa bi not: Sazın içinde şeytan yok.

Ağrı Kış

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder