Partnerliğimiz bizi birleştirip, aynı kardeşlikle bağlanmış tırmanıcılara yaklaştırırken, bizimle aynı düzlemde yer almayan tırmanıcılardan da ayırdı. Biz kardeşler sıkıntıları paylaşmış ve partnerliğimizin gücüyle üstesinden gelmiş olarak, sadece kendi aramızda konuşabildik. Bu kopuş kibir gibi algılanabilir fakat kaynağında kibirden, küstahlıktan çok uzaktır. Bir keresinde fark ettim ki başarı sadece dağın zirvesine ulaşmakta değil, aynı zamanda arkadaşımın omuzları üzerinde ulaşmaktır. Bunu hissettim ve kalbime yerleştirdim. Kardeşlik, inananlar katıldıkça ve idealleri için öldükçe büyüdü. Ve hala dinç, ayakta kaldık.
*Bu yazı Mark Twight'in Kapıdaki Barbarlar(Barbarians at the gate) yazısından alıntıdır.

